Cuma akÅŸamı Çınarcı’ÄŸa gitmek üzere Salı gününden internet üzerinden 4 kiÅŸilik bilet aldım. Nasıl bir uygulamaysa bileti internet üzerinden aldığınızla kalmıyor, birde giÅŸeye gidip, aynı kredi kartı ve kimliÄŸinizi giÅŸeye göstererek biletinizi alabiliyorsunuz. Yani bir arkadaşınızın size veya sizin anne-babanıza bilet almanız birÅŸey ifade etmiyor. İllaki sizde orada olacaksınız. Buraya kadar burası Türkiye, olur böyle ÅŸeyler denebilir. Ama ya sistemler çöktüyse. İşte ben onu yaÅŸadım Cuma akÅŸamı. 20:45′de kalkacak deniz otobüsü için 20:30′da iskeledeydik. Fakat sistemler çöktüğü için internet üzerinden bilet alanlara biletleri basıp veremiyorlarmış. Peki ne yapıyorlarmış. Kredi kartı numaranızı kapıdaki güvenlik görevlisine yazdırıyorsunuz, arkadaÅŸlar size geç diyor. Düşünsenize bir hafta önceden biletleri biten bir deniz otobüsüne Eminönü gibi bir yerde böyle bir uygulamayı görüpde bilet bulamayıpda, gitmek istemeyecek kaç kiÅŸi olabilir. Tabi kontrolde yok…
Neyse bindik, biz oturduk ama ayakta kalanlar ve ellerinde biletleri olanlarla, internetten bilet almış ama elinde bilet olmayanlar yer kavgasına baÅŸladık. Haa unutmadan Deniz otobüsümüz birde Kadıköy’e uÄŸrayıp yolcu alacak. İçeride herkes birbirine bağırıp çağırıyor. Personel zaten çıldırmış durumda. Yani full bir ÅŸekilde ve sinir bozukluÄŸu içinde Çınarcık’a vardık. Ama varamıyabilirdikte. Demekki sistemler çökmüşse, deniz otobüsüne binmemek gerekiyor. İnternet bizim neyimize. İşin en komik tarafıda, biz oturan kiÅŸiler olarak kendimizi savunmak için , kardeÅŸim biz Salı günü biletlerimizi internet üzerinden aldık. Ama sistemler çökmüş, biletleri alamadık diyoruz. Amcanın biride arkadan, “kardeÅŸim bende 15 gün önce iskeleye gidip, hemde nakit para veripde aldım biletlerimi” diyor. Sanki biz borçlanarak gidiyoruz.
If you enjoyed this post, please consider to leave a comment or subscribe to the feed and get future articles delivered to your feed reader.
Comments
No comments yet.
Leave a comment