Referans
Başkalarının yardımıyla müşteri kazanmaktan daha iyi bir yol yoktur. Soğuk ziyaretler ve telepazarlama gereklidir; ama iyi temsilcileri ortalama temsilcilerden ayıran nokta, en iyi biçimde referans alabilmeleridir. Meziyetli temsilcileri iyi temsilcilerden ayıran nokta ise dur durak bilmemeleridir.
Konuştuğunuz kişi ile aranızda bir sinerji olduğunu hissettiğiniz an ondan referans isteyin.
Kendinizi, hizmetinizi başarıyla sunduğunuz müşterilerle kısıtlamayın. Elbette bu, müthiş bir andır. Ama başka önemli fırsatlar da olabilir; müşterinin noktalı çizgiye imza attığı, bir “kriz” olduğu ve sizin bunu çözdüğünüz, müşteri adaylarıyla konuştuğunuz ve bağlantı kurduğunuz anlar bunlardan birkaçıdır. Yine mevcut üretici firmalarınız ve iş çevreniz de bu fırsatlara dahildir.
Şimdi, ikinci duruma bakalım; çözülmüş bir krizin söz konusu olduğu durum. Müşteriler aptal değildirler. Yaptığımız herhangi bir işte bazı terslikler olabileceğini hepimiz biliriz. En iyiyi geri kalandan ayıran nokta, çözüme kavuşturulma biçimidir. Araştırmalar, insanların her şeye rağmen bir firmadan diğerine geçiş kararı almalarının bir numaralı nedeninin para olmadığını göstermiştir. Gerekçeleri hizmettir. Öyleyse, bir sorunu çözdüğünüzde, şunu söyleyin:
Son olarak, müşteri adayları önemli referans kaynaklarıdır. Aslında bazen, en iyisidirler; çünkü size iş havale etmek, sizinle uğraşmak zorunda kalmaktan kurtulmanın bir yoludur. Bu düzenin nasıl işlediğine bakalım.
Referans almanın konuştuğumuz kişiyle sinerji sağlamaktan ibaret olduğunu kabul edersek, liste müşterilerin ve müşteri adaylarının da ötesine geçer. Aile, arkadaşlar, şirket çalışanları, önceki işlerden eski müşteriler ve müşteri adayları, potansiyel referans kaynaklarıdır. Buna ek olarak, mevcut firmalar da önemli fırsatlar sunabilir. Buna muhasebeciniz, avukatınız, berberiniz, sigortacınız, ofis sarf malzemeleri ve telefon satıcınız dahildir.
“Benim sizin sadık müşterilerinizden biri olmam gibi, belki siz ya da tanıdığınız biri de benim müşterilerimden biri olabilirsiniz.”
Günümüzde var olan en güçlü satış stratejilerinden üçü şunlardır: gülümseme, yardım sözcüğü ve kişinin adı. Yaşam dilinde, sesi kulağa adlarımızdan daha tatlı gelen bir sözcük yoktur. Ne kadar söyleseniz de yetmez.
Bu “müşterilerim şöyle” sözü, referans süreci açısından kritiktir. İdeal müşterinizin kim olduğunu bilin ve müşteri adayına bunu söyleyin. Başka adlardan da bahsedin ve öneriler sunun.
Örneğin, TBN Satış Çözümleri firması, ideal müşteri tanımını şöyle yapıyor:• 10’dan daha az satış uzmanı ya da 20-50 arası çalışanı bulunan bir şirket • 1 ve 20 milyon dolar arası gelir • Temsilcilerin müşterileri avlamaktan ziyade oluşturdukları, geleneksel olmayan bir satış yöntemi • Temsilciler bir tür komisyon ya da ikramiye alırlar. • Ve genellikle bugüne kadar hiçbir resmi satış eğitiminden geçmemişlerdir.
İnsanlar size referans verdiklerinde durmayın. Uygun bir dille, daha fazlasını isteyin. Şöyle deyin: “Tanıyorsunuz, öyle mi? Harika. Şimdi, izninizle biraz daha ileri gideceğim. Halen onlarla görüşüyor musunuz? Onları arayacağımı kendilerine iletebilirseniz, bana büyük yardımda bulunmuş olursunuz.”
Referans vermekten daha iyi bir referans alma yolu yoktur. Yalnızca müşteriler değil, müşteri adayları için de elinizden gelen yardımı yapmak üzere fırsat kollayın. Onlara verdiğiniz referansların, birer potansiyel müşteri olması gerekmez. Çoğu zaman, bilgi de aynı derecede güçlüdür ya da benzeri bir iş yapan birini tanıyorsanız bu da harika olabilir. Örneğin, “belli bir çevre sağlayabilecek referanslar” son derece güçlüdür. Bu noktada, bir başkasına yardımı dokunabileceğini düşündüğünüz potansiyel bir stratejik işbirliği önerirsiniz.
Konuyu şu açıdan düşünün. Günümüzde şirketler, iki yoldan para kazanır: gelirleri artırmak ya da satın almayı iyileştirerek bilanço üzerinde olumlu etkide bulunmak. İki kavramı birbirine eklediğinizde, satışlarınız birden fırlayacaktır.
If you enjoyed this post, please consider to leave a comment or subscribe to the feed and get future articles delivered to your feed reader.




Comments
No comments yet.
Leave a comment