Hafta sonu
Eylül’ün blogunda
Vestel’in yeni ürünü dizüstü bilgisayar görünümlü DVD player ile ilgili bir
yazısını okudum. Yazının ana fikri; yenilik yapmak adına anlamsız ürün birleştirmeleri yapan şirketler. Ve örnek olarak
Vestel… Hak vermemek mümkün değil.. Ben bu durumu bir dönemler revaçta olan Arabesk furyasında Müslüm Gürses’in durumuna benzetiyorum. Yakaladığı rüzgârla her ay bir kaset çıkaran, hatta birisini duymadan yenisinin piyasa çıktığı gibi komik durumlarla da karşılaşılıyordu. Aynı şey pop müzik furyasında da vardı. Her gün yeni bir şey yaptığını (yeni bir sound yakaladığını, farklı bir yorum iddiası, doğu-batı sentezi yalanları) iddia eden yapımcıların piyasaya sürdüğü aynı formattaki zavallı insanlar… Çoğunu hatırlamıyoruz bile. İçlerinden sadece 1-2 tanesi günümüze kadar gelebildi. Aynı milyonlarca spermden sadece birisinin ana rahimine ulaşması ve doğumla sonuçlanan mucizevi olay gibi.Bu durum şimdide ne kadar farklı da görünse iş dünyasında yaşanıyor. İlk olma durumunu kullanarak farklı olduklarını iddia ediyorlar. Üstelik bunu sadece
Vestel yapmıyor tabiî ki… Ne hikmetse tanıtım ve reklamı sadece gazete ve televizyon zanneden bu şirketlerimiz yeni ve ilk diye lanse ettikleri ürünleri nedense aynı hızla internete taşıyamıyorlar. Televizyondan veya gazeteden gördüğümüz bir ürün veya servis hakkında bilgi almak için reklamda yazan web sitesi (ne için yazıyorlarsa) ne girdiğimizde konuyla ilgili hiçbir bilgi alamıyoruz. Yine örnek olarak Vestel ve Peugeot olabilir. Burada bir vizyon eksikliği var. Teknolojiden, gelecekten bahseden bu şirketler, iş uygulamaya geldiğinde maalesef eksik kalıyorlar. Neyse konuya devam edelim. Özellikle telefon operatörleri
Turkcell, Telsim, Avea, yine beyaz eşya sektöründen
Arçelik gibi şirketlerde birçok şeyi ilk yaptığını iddia ediyor. Hatta hizmet ve servis sektöründe ki birçok şirket pazarlama prezantasyonlarında, bu ürünü, bu servisi Türkiye’de ilk siz kullanacaksınız! İlk sizde duyulacak. Bunun PR değerini düşünün falan gibi safsatalarla gereksiz birçok ürün pazarlamıyor mu? Yani bu ilk olma durumunu yurdum insanı ve iş dünyası çok önemsiyor. Ve her şeyde olduğu gibi bu rüzgarı da gerekli gereksiz kullanıyorlar. Birde rekor meselesi var ki uzun bir konu. Sadece yurdum insanı değil, tüm dünyada bir çılgınlık Guiness’e girmek. Rekor kırmak adına yapılan saçmalıklar:)
Sözün özü bence yöneticiler AR-GE departmanlarından gelen her projeyi onaylamadan, ilk olma durumundan önce bunun gerçekten değer yaratan bir proje olup olmadığına, yada önemli bir buluş mu olduğuna daha çok özen göstermesi gerekecek. Yoksa böyle komik durumlara alışmak zorunda kalacağız. Bu arada konuyla ilgili Eylül’de blogunda “portakal sıkan buzdolabı” fikrini geliştirerek, dünyada ilk olduğunu vurgulasam bu ürün geliştirme mi olur? diye sormuş. Çok ilginç… Bence bu fikirden faydalanabilirler:)
If you enjoyed this post, please consider to leave a comment or subscribe to the feed and get future articles delivered to your feed reader.
Comments
No comments yet.
Leave a comment