İK kavramlarına farklı bir bakış açısı

Takım çalışmasına yatkın : İki eliyle bir şeyi doğrultamayan, lakin kalabalığın arasında kaynamayı becerebilen ve iş yapıyor gibi görünen çakal

Motivasyonu yüksek: Sazan gibi her işe atlayan, bilumum angarya yüklenebilir şahsiyet.

Problem çözme yeteneği olan: Havuz problemleri çözerek büyümüş olduğundan her konuda çözülecek bir problem arayan, rahatsız mizaçlı kolej talebesi; problem çözebiliyorsa, problem de çıkartabilir, dikkatle izlenmesi lazım gelir

Stresle başa çıkabilir : Dünya yansa umurunda olmayan rahat kişilik, gevşeklikte ve lakayıtlikte sınır tanımayan (Not: Polyannagillerin istihdam edilebilenleri de benzer özellikler gösterir, zinhar karıştırılmamalıdır)

Zamanı iyi kullanan: Müdürünün ruhu bile duymadan, mesai saatleri içinde kahve içip fal baktıran, internette gezip solitaire oynayan, icabında kuaföre gidip saç-baş bile yaptıran yaratıcı, neşeli, eğlenceli kişilik; ha bir de saat 6 oldu mu bir dakika bile durmaz ve çıkar gider bu tipler.

Koç’luk yapabilir: Ara gaz verip çalışanları bedavaya çalışmaya ikna edebilen hin oğlu hin.

Etkili satış becerilerine sahip: Ağızlarından girip burunlarından çıkmak suretiyle, müşterileri kandırmayı başarabilen tilki şahsiyet; her şeyi satabilir bu tipler, sizi de satabilir,dikkatli olun.

Müşteri odaklı: Şirkete karşı müşterilerle ittifak yapan hain tip; brütüs.

Uyumlu: Suya sabuna dokunmayan, etliye sütlüye karışmayan silik kişican, TRT’nin beraber ve solo şarkılar korosunda 30 yıl soloya çıkmadan durabilir,

İyi iletişim becerilerine sahip : Sürekli telefonla konuşur.

İşi her zaman birinci önceliktir: Flört bulamayacak kadar çirkin.

Mantığını iyi kullanir: İşi başkasına yaptırır.

Renkli kişiliğe sahip: Manyak, marjinal, dengesiz, saatli bomba

Leblebi Profesörü: Astları ona bir şey açıklamaya çalışırken, daha leb demeden bütün konuyu anladığını düşünüp, ikinci kelimede söz kesen, her şeyi en iyi kendisinin bildiğini sanan dinleme özürlü yönetici.

İş İngilizcesi: Türkçe cümlelerin içine İngilizce kelimeler serpiştirilerek konuşulan ucube şirket lisanı. Örnek, “Ebru, benim reportu final hâle getirdim; yarın birlikte review edelim mi?”

Bariyer Plânlaması: Çekirdekten yetişmiş alaylı yöneticinin, ileride kendisine rakip olabilecek zehir gibi ve eğitimli genç elemanını, “Rotasyon iyidir; satışı da öğrenirsin. Kariyerin için faydalı olur” ayaklarıyla kandırıp başka bir bölüme postalaması. Koltuğunu elinden almak amacıyla gelecekte yapılabilecek olası hamlelere karşı engel yaratması.

Menopozisyon: Sittinsene olarak ifade edilebilecek uzun bir süredir şirkette çalıştığı için işten çıkarılamayan sadık çalışanın, emekliliğini beklerken oyalandığı, yetkileri ve fonksiyonları azaltılmış pozisyon.

Kalite Çemberi: Kaliteyi iyileştirmek veya işin asıl sahiplerinin bile bulaşmak istemediği kemiklikteki sorunları çözmek hedefiyle bir araya getirilen insanların, bir dolu mesai saati ve tonla kırtasiye malzemesi harcadıktan sonra, bir tam daireyi tamamlayarak başladıkları noktaya geri dönmeleri.

Kartvizit Bebeği: Çok hatırlı kişilerden torpil getirdiği için işe alınmak zorunda kalınan, müdürlerin kendi bölümlerinde istemediği, elemanların evlilik dışı bebek muamelesi yaptığı vasıfsız kimse.

Ali SAYDAM – Adab-ı Muaşeret Dersleri

If you enjoyed this post, please consider to leave a comment or subscribe to the feed and get future articles delivered to your feed reader.

Comments

No comments yet.

Leave a comment

(required)

(required)